Sinek Sarayı
Sinek Sarayı
Kimi travesti, kimi yosma, müzisyen, diplomat ya da ajan, ama hepsi aynı çatının altında yaşayan kahramanlar. Geceleri, birbirlerine öyküler anlatıyorlar. Aslında öykü tek. Madrid’de başlayıp İstanbul’da süren ve Berlin’de son bulan aynı macera... Her kahraman maceranın içine kendisini katarak, gerçek ve düş ilmekleri atarak, kırılan hayalleri gelecek umutlara uzatarak, bir öyküyü örüyor. Hangisi yalan söylüyor, doğru nerede, kim biliyor, örgü ilerledikçe zaman buğulanıyor, mekanlar karışıyor. Kahramanlar, sığındıkları çatının altında kendileri olmayanı ararken, yaşama yeniklerin son durağı Cihangir sokakları makinalı tüfekle taranıyor. Teröristler Beyoğlu’nda bir tramvayı raydan çıkarırken, Türkiye yavaş yavaş dinci fanatizmin rayına giriyor. Polis, herzaman olduğu gibi tali yollarda, misilleme peşine düşüyor.
Sinek Sarayı, İstanbul’un azınlıklarına ve bin yıllık kent kültürüne yazılan bir sevda şarkısıdır. Bir tutku cinayeti çerçevesinde gelişen psikolojik dram kurgusu, usta bir mizahın ciddiyetini taşıyan bu romanda, yeni ve taze bir lezzet keşfedeceksiniz.