HOŞGÖRÜ, BOŞGÖRÜ
HOŞGÖRÜ, BOŞGÖRÜ
Yeni yıl dediğiniz, Hz.İsa’nın doğumu “Noel”i 0 yılı kabul eden Gregoryen takvimin ondalık hesabı. Dünyanın en pahalı, çünkü değerli taşlarla bezenmiş Noel ağacının Birleşik Arap Emirlikleri başkenti Abu Dhabi’ye dikildiği, bizim Müslüman kuyumcuların özenti benzerlerini Türkiye’ye diktiği ve türbanlı hanımların da bu Noel ağaçlarının önünde poz verip fotoğraf çektirdiği düşünülecek olursa, Hristiyan takviminin zamanda, Batı kültürünün de mekanda dünya öncülüğünü sürdürdüğü açık.
Üstelik Batı’nın evrensel kültüre yön veren bu öncülüğü, siyasal coğrafyada yaşanan “eksen kayma”sıyla da alay eder gibi: Çin’in, Hindistan’ın muazzam nüfus ve artan nüfuzlarına, alacaktan çok vereceği olan köklü kültürlerine rağmen, geri kalan dünyada ne yeni yılları kutlanıyor aynı heyecanla, zaten ne de astrolojik burçları, falları aynı oranda yaygın.
Özellikle İslamcıların direnişi ve Uzak Doğu’nun özgün aykırılığına karşın, dünyada zamanın efendisi Gregoryen takvim ve kehanet dalında ise şampiyon, antik Yunan’dan beri varolan burç falları, hiç bir tek tanrılı dinin tahtından edemediği pagan astroloji.
Başka bir deyişle insanlığın küresel anlamda ortak ölçütü, bilinen geçmişle bilinmeyen geleceği vurduğu skala, şimdilik Batı.
AKP’nin başı açık “sahabe”lerinden Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, bu skalanın neresinde yer alır, burcunu bilir mi, yeni yıl falına bir göz atar mı, bilemem.
Ama sahabe vekilin, hiç bir konuda sahici fikir sahibi olmadığına kalıbımı basarım. Hatta saçmaladığını kanıtlayabilirim:
Şahkulubey, Mardin belediyesinin dualı semalı alternatif yılbaşı kutlaması sırasında ; vitrinlerini “batılı” süslerle donatan esnafa sitem etmiş. Hemşerilerine “modernleşelim diye özümüzü kaybettiren” bu süsleri görmekten duyduğu acıyı, üzüntüyü dile getirmiş ve kendi aklınca, yılbaşına ilişkin “özümüzü yakalama adına” İslamiyete uygun tören düzenleyen Mardin belediyesine teşekkür etmiş.
Acaba milletvekili hanımın, ister İslami dualarla kutlansın ister ilahi semahlarla, Mardin belediyesinin Gregoryen takvimin yılbaşını, yani zamanı Hz.İsa’nın doğumuyla başlatan tarihi kutladığından haberi var mıydı?
Acaba bir yılın bitip yenisinin başladığını Batılı ölçülerle “öz” kabullenip, süsünü “özümüze aykırı” diye yadsımak, ne yaman çelişkidir, farkında mıdır?
Eğer bilgi akıl ve ölçüsü mantıksa, bizim ellerdeki yarım akıl ve yamalak mantıkla ne sahabe vekil, ne de Hristiyan yılbaşını İslami ilahilerle kutlayıp, zaten İslami “kutlu doğum haftası”nı da Hristiyan takvime göre belirleyen allamelerin, düşünceyle uygulama arasında bir uyum tutturmaları mümkün...
Gülerek saçmalamak, eğer güldürebilirse “mizah” sayılabilir. Ama ciddi ciddi saçmalamak ve hatta Gönül Bekin Şahkulubey gibi saçmalığı acıyla, üzüntüyle, sitemle sunmak, gerçek niyetle sahte propaganda arasındaki perdeyi de kaldırabilir.
Nitekim Şahkulu’nun Mardin’lilere çektiği zılgıt, hem kendisinin, hem de temsil ettiği zihniyetin “hoşgörü”den ne anladığını açıkça ortaya koymuştur.
Mardin, bizlere uzun yıllardır “hoşgörü vitrini” olarak yutturuluyor. Oysa biri hariç hiç bir lokantada alkol içilmeyen, saat 19’dan sonra sokaklarında in cin top oynayan kenti, tamamı tesettürlü hanımlara terzilik kursları açacak kadar seven Cemil İpekçi, tarihi Kasımiye Medresesi’nde üstelik gayet “İslami” bir defile düzenlemek cüretini gösterdiğinden beri ölüm tehditi altında. İstanbul’da bile devletin verdiği koruma polisleriyle geziyor...
AKP hükümeti, belediyesi, yandaşları ve yapışkanlarıyla Mardin’i bir Müslüman Kal’asına dönüştürmüş durumda. Hoşgörü dedikleri, kentin kuruluşundan bugüne öldürüle kovula, kala kala birkaç bin kalan Süryani’lere artık –şimdilik- ilişilmemesi, maddi ve manevi varlıklarına tahammül edilmesi, o kadar.
Oysa Mardin milletvekili Gönül hanım, seçildiği kentte vitrine çıkarılan mostralık bir “hoşgörü”ye bile tahammül edememiş. Çünkü AKP de, Gönül hanım da kendilerinden olmayanı hoş değil, boş görüyorlar ancak.
Hoşgörü, AKP’li Mardin belediyesi ve milletvekillerinin, Süryani hemşehrilerinin yılbaşını kutlamalarını, onların düzenledikleri kutlamalara katılmalarını gerektirirdi. İslami alternatifini düzenlemeyi değil.